english|
Ana Sayfa
Hakkımızda
Yürütme Kurulu
Yasa Tasarısı Taslağı
Kurultay Sonuç Bildirisi
Haberler
Yayınlar
Bildiriler
Basın
İletişim
linkler

İstanbul Kültür Forumu

KAMUOYUNA ÇAĞRI!...

Ülkemizde yıllardır egemen anlayışların sanatı ve kültürel yaşamı vesayet altında tutmak amacıyla yaptığı dayatmalar sonucu toplum sanatla buluşamamış ve kültürel gelişim sürecini yeterince olgunlaştıramamıştır. İşte bu ortamda İstanbul, 2010 Avrupa Kültür Başkentliğine hazırlanıyor.

Tarihten bugüne taşıdığı ve bugünün çelişkilerinden beslenen zengin sanatsal ve kültürel potansiyeli, toplumun ve sanatçının yeterince özgür olmadığı bu koşullarda nasıl harekete geçirilecek?

Yaratıcılığın yerine hazır kalıpları ve dogmaları koyanlara karşı, bütün renkleri ile kültürel zenginliğimize sahip çıkmak, kültürel gelişimin önündeki engelleri aşmak, emekten ve barıştan yana kültürü ve sanatı yaşamak ve yaşatmak amacıyla;

2010 AKB İstanbul sürecinde alternatif etkinlikler gerçekleştirerek bu süreci sorgulamak,
Yaşamın içinden üretileni yok sayan ya da toplumla buluşmasını yasaklayan tavra karşı çıkmak,
Sanatı toplumla, kentliyle, İstanbullularla buluşturmak,
Genç sanatçılar başta olmak üzere başarılı kültür-sanat ürünlerinin projelerini hayata geçmesini sağlamak,
Yeni kamusal kültür alanlarını ve mekânlarını oluşturmak,
Yazın, sinema, sahne sanatları, plastik sanatlar, tasarım-mimarlık ve müzik alanlarında paylaşım ortamı oluşturmak,
İstanbul’un kültür zenginliğini ortaya koyacak olan döküm çalışmalarına katkı sağlamak,
Sosyal devletin tasfiyesi ve özelleştirmelerle tehdit altında olan kültür varlıklarımız, tiyatrolarımız, korolarımız, orkestralarımız ve müzelerimizi korumak ve yaşamla buluşturmak vb. çalışmaları gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

Bu kapsamda aşağıda imzası bulunan kurum, kuruluş ve kişilerce “İSTANBUL KÜLTÜR FORUMU” adı altında bir platform oluşturduk ve Sanat ve Kültür kuruluşları ve İstanbul halkına bu forumu desteklemek ve katılacakları yeni projelerle geliştirmek için çağrı yapmaya karar verdik.

Bu çalışmayı destekliyorsanız; ilgi duyuyor ve birlikte olmak istiyorsanız aşağıdaki sütuna isim, adres, telefonunuz ile e-postanızı yazarak bize ulaştırırsanız sizi veya kurumunuzu çalışmalardan haberdar edeceğiz. Aynı zamanda İSTANBUL KÜLTÜR FORUMU’NUN hem katılımcısı hem de karar vericisi olacaksınız.

www.istanbulkulturforumu.org
www.istkf.org

------------------------------------------------------------------------------------------



TİYATRO DÜNYASI
İnternet Gazetesi


İŞTİSAN Kenan Işık'a tepkisini sürdürüyor: İstanbul'a sesleniyoruz
20/06/2009

29 Mayıs 2009 tarihinde 17 aydır İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği görevini yürütmekte olan Orhan ALKAYA görevden alındı ve değerli bir meslek insanı olmanın dışında Şehir Tiyatroları’yla hiçbir ilişkisi olmayan, Devlet Tiyatrosu kökenli Ayşe Nil ŞAMLIOĞLU göreve getirildi. Başta Büyükşehir Belediyesi’nin Kültür ve Sanat Danışmanı Kenan IŞIK olmak üzere, belediye yetkilileri, kamuoyuna bu değişikliği "RUTİN" diyerek gerekçelendirdiler. Şehir Tiyatroları sanatçılarının meslek örgütü İŞTİSAN, "İstanbul’a Açık Mektup" başlığıyla yayınladığı bir bildiriyle tepkisini dile getirdi ve 11 Haziran 2009’da, Şehir Tiyatroları çalışanlarının katıldığı bir toplantı düzenledi. Bütün süreçlerde olduğu gibi, bu toplantıda da, kararlıca oluşan ortak iradeyi, soruları, yönelimi ve talepleri meslektaşlarımız ve kamuoyu ile paylaşmayı görev sayıyoruz.
 
1-    2000 – 2009 yılları arasında Şehir Tiyatroları, 7 kez yönetim değişikliği yaşamış ve 6 farklı isim görev yapmıştır. Şehir Tiyatroları 95 yıllık tarihiyle, ülkenin en eski ve köklü sanat kurumudur. Yetkililer bilmelidir ki, dünyanın hiçbir yerinde ve hiçbir kurumsal yapıda, 9 yılda 7 kez yönetim değişikliği yapılamaz. Bir sanat kurumunda ise hiç yapılamaz. Eğer yapılıyorsa, bu yalnızca, o sanat kurumunun temeline dinamit koymak anlamına gelir. Şu andaki uygulamanın tanımı da budur!..
 
2-    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Kadir TOPBAŞ, kısa bir süre önce gerçekleşen yerel seçimlerde, bir 4 yıl için daha İstanbul halkından yetki almış ve bu durumu, istikrarın başarısı olarak açıklamıştır. Şehir Tiyatroları yönetimi konusunda atama ve görevden almaları imzalayan kişi olarak, 9 yılda 7 değişikliğin oluşturduğu istikrarsızlığın hala farkında değil midir? Yoksa, istikrardan uzak bir Şehir Tiyatrosu, Dünya Kültür Başkenti olmaya hazırlanan İstanbul’da, bir tercih sebebi midir?..
 
3-    Hatırlatmakta yarar var: Orhan ALKAYA göreve atandığında Şehir Tiyatrosu Genel Kurulu’nun seçtiği Yönetim Kurulu Üyesi idi. Aynı süreçte oluşan yeni Yönetim Kurulu'nda, bir diğer seçilmiş üye Volkan SAĞIROSMANOĞLU ile yeni seçilen iki üye Can BAŞAK ve Hakan ARLI da yer aldı. Hakan ARLI ayrıca Sahne Direktörlüğü görevini de üstlendi. Böylelikle ilk kez, 7 kişilik Yönetim Kurulu’nun 4 üyesi seçilmiş üyelerden oluştu ve Şehir Tiyatrolular gerçek anlamda bir temsil gücüyle yönetilir ve üretim yapar hale geldi.
 
4-    "RUTİN" denilerek geçiştirilmeye çalışılan bu görevden alma öncesinde, sabır ve kahırla yaşanan sanatsal üretim sürecinin sonuçları İstanbul halkıyla paylaşılmıştır. Ulaşılan toplam seyircide, üretilen ve sergilenen oyun sayısında, doluluk oranlarında, turnelerde ve festival katılımlarında, açılan sahnelerde, çocuk ve gençlere yönelik etkinliklerde, uluslararası ortak yapımlarda, anma günlerinde, alınan ödüllerde yaşanan başarı sayılarla ortadadır ve belgelidir. Hal böyleyken her Şehir Tiyatrosu çalışanı, "RUTİN" sözcüğünün dışında bir açıklama beklemek hakkına sahiptir. Bu açıklama mutlaka yapılmalı ve atama makamı kendini açıkça ifade etmelidir!..
 
5-    Bu görevden alma ve atamaya birbaşka açıdan bakıldığında, Şehir Tiyatrosu çalışanları bir kez daha yaralanmıştır. Önce de söyledik; bu kurumun 95 yıllık bir birikimi vardır ve sayın Kadir TOPBAŞ, tiyatro camiası içinde yeni bir isim arayışına sanırız yalnız başına çıkmamıştır. Bu konuda güvendiği ve yetkilendirdiği kişi Kenan IŞIK'tır!.. Ve Kenan IŞIK'ın düşüncesine göre bu kurum, kendini yönetecek bir sanatçıyı yetiştirememiştir!.. Yetiştiremez!... Oysa ne kadar yanıldığını görmek için geçen sezonun verilerine bir kaç dakika bakması bile yeterlidir. Gerçek olan; Şehir Tiyatrosu’nu da, Şehir Tiyatroluyu da sevmez Kenan IŞIK!.. Bunu defalarca yazılı, sözlü belirtmiştir. Bellekler yanılsa, arşivler ortada duruyor!.. Daha 5, 6 ay önce tiyatronun repertuarındaki bir oyuna nasıl faşizanca saldırdığı tazeliğini hala koruyor!.. Bu durumda elbette bir Şehir Tiyatrolu, Şehir Tiyatrosu’nu yönetsin istemez Kenan IŞIK!.. Hele "seçilmişler"in çoğunlukta olduğu bir yönetim kurulu hiç istemez!.. Kurumu ve kurumun sanatçısını hiç tanımıyor da olsa “dışardan" yönetici her zaman evladır böyle bir kafa yapısı için!.. Lakin bu çirkin uygulama ister istemez bir soru daha yaratıyor: Kenan IŞIK, Ayşe Nil ŞAMLIOĞLU’na görev teklif ederken de "RUTİN" sözcüğünü acaba kullanmış mıdır? Öyle ya, "RUTİN" buysa ve başarılı olsa bile insanlar "RUTİN" gereği görevden alınıyorsa, Ayşe Nil ŞAMLIOĞLU da 10, 15 ay sonra görevden alınacak demektir!.. Ve acaba Kenan IŞIK, kendi görevinin "RUTİN" süresi hakkında ne düşünmektedir?.. Bu konuda Şehir Tiyatrosu çalışanlarının yargısı nettir: KENAN IŞIK DERHAL GÖREVDEN ALINMALIDIR!..
 
6-    Katma Bütçe’nin kaldırılması ve mevcut yönetmelikle kendini neredeyse tanımlayamaz hale gelen Şehir Tiyatroları, bugün yetkililerin "RUTİN" adını verdiği keyfi yönetim değişiklikleriyle derinden yaralanmaktadır. Çözüm, yıllardır bütün Şehir Tiyatrolu’ların ısrarla söylediği gibi, özerk bir Şehir Tiyatrosu yaratacak yasal düzenlemededir. Ancak, Şehir Tiyatroları’nda kimlerin yöneticilik yapabileceğini, yönetim "RUTİN" lerinin ne olacağını, sanatsal üretim ve idari yapılanmanın nasıl şekilleneceğini tanımlayan bir yasa, bu kurumu birtakım danışmanların keyfi yargı ve uygulamalarından kurtarabilir. Bu konuda, İŞTİSAN’ın ve çeşitli süreçlerde kurum yönetiminde görev yapmış değerli Şehir Tiyatrolu’ların çabaları sürmektedir. 11 Haziran toplantısında oluşturulan bir komisyon, daha önceki çalışmaları da derleyerek ve tiyatrosuna duyduğu aidiyetle yasa öneri metnini hazırlamak üzere çalışmalara başlamıştır.
 
Bütün meslektaşlar ve kamuoyu bilmelidir ki, Şehir Tiyatroları, hiçkimsenin canı istediğinde yeniden düzenlemeye kalkacağı bir arka bahçe değildir!.. Olmayacaktır!..
Özerk ve çağdaş bir Şehir Tiyatrosu için kararlı duruşumuzu sürdüreceğiz!..
 
İŞTİSAN YÖNETİM KURULU

------------------------------------------------------------------------------------------------------------



5. DÜNYA SU FORUMUNA KARŞI OLUŞTURULAN
SUYUN TİCARİLEŞTİRİLMESİNE HAYIR PLATFORMUNUN
ÇALIŞMALARI ARASINDA KURULAN
"SU ve SANAT" ATÖLYESİNİN 18.03.2009 TARİHİNDE YAPTIĞI TOPLANTININ         

                                         SONUÇ BİLDİRGESİDİR.


Su haktır,
İnsan olarak haktır doğa karşısında.

Yurttaş olarak haktır;
Toplum ve devlet karşısında.

           Bu evrensel hak gasp edilemez, edilmeye çalışılamaz veya ertelenemez.
          Gasp edilmeye çalışılması veya şimdilik ertelenmek istenmesi
Hukuk dışıdır, insanlık dışıdır.
          Piyasanın, paranın, sadece kar büyütme amaçlı hırslarına terk edilemez, satılamaz.
          Bizim olan SU, şirketlere peşkeş çekilemez.

          Bu doğrultuda sanat ve sanatçıda bu insanlık dışı sömürüye sessiz kalamaz.

          Biz yazarlar, şairler, edebiyatçılar, müzisyenler, ressamlar, heykeltıraşlar, karikatürcüler, mimarlar, tasarımcılar, fotoğrafçılar, sahne sanatçıları ve diğer alanlarda ki sanatçılar olarak:
           
           5. Dünya Su Forumunda;
           Doğanın imhası, doğal yaşamın ve tarihin yok edilmesi,
"SU kaynaklarının" kısa vadeli amaçlar uğruna tüketilmesi,
Kar hırsı ile sömürülmesi, özelleştirilmesi, şirketlere satılması gibi
Faturası halka çıkarılacak her kararın sonuna kadar karşısındayız.
           Bizler tüm sanatçıları, başta SU HAKKIMIZ olmak üzere haklarımızı korumak için tavır almaya, demokrasi ve haktan yana taraf olmaya bu doğrultuda ürünler yaratmaya, yazdığı ve çizdiği yerlerde bunları yayınlamaya, her türlü ortamda gösterime sunmaya ve ayrıca bu doğrultuda sanatçıları örgütlü mücadeleye davet ediyoruz.

           Kapitalizmin vahşi amaçları uğruna sanatı ve kültürü medyası ile kitle iletişim kültürü ile amaçları doğrultusunda metalaştırarak kullanmasına karşılık,
           Emek mücadelesi veren tüm demokratik ve kitle
Örgütlerini, kültür ve sanatla beraberliğe,
Bu evrensel mücadelede dayanışmasını yükseltmeye çağırıyoruz.


©2009